Yardıma muhtaç halde bulunan her kuş doğaya verdiğimiz zararın belki de dışa vurumu. İnsanoğlu olarak doğa ile birlikte yaşamak yerine doğayı katletmeyi seçiyoruz. Bilinçsiz betonlaşma, avcılık, yabani hayvan kaçakçılığı gibi tehditlerle bir çok kuş türü zarar görüyor.

Doğada kuşlarla ilkbahar ve sonbahar aylarında göç dönemlerinde binaların camlarına çarpma sonucu ya da yorgun düşmüş halde karşılaşıyoruz. Bu da şehir merkezlerinde bu hayvanların dinlenmesi için yeterli yeşil alan bırakılmadığının en büyük kanıtlarından bir tanesi.

Avcılık konusu başlı başına bir tehdit. Ateşli silahlarla yaralanan çok fazla kuş var ve maalesef bir çoğu doğaya dönemeyecek durumda esaret altında yaşamaya çalışıyor.

Yaz ayları kuşlar için üreme dönemi. Üreme döneminde bir çok yavru kuş bulunuyor. Bu yavruları yetişkin hale getirip doğaya döndürebilmek çok büyük emek gerektiriyor.

Kış ayları kuşlar için kıtlık demek, kar yağdığında bir çok kuş besin bulamadığı için donma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Bunun sebebi olarak, şehir merkezlerinde nadir de olsa bırakılan yeşil alanlar bu coğrafyaya uygun olmayan bitki türlerinden oluşuyor. Oysa kışın meyve veren bir sürü doğal bitki türümüz bulunmakta. Etrafınızdaki doğal kalmış en basit bir çalı kitlesini inceleyin. Bir çoğu kışın meyvelerini kuşlara ve diğer canlılara sunuyor.

Yani diyeceğim o ki; yaz-kış her zaman kuşlarla karşılaşabiliyoruz. Her zaman bizim yardımlarımıza muhtaç bir hale gelebiliyorlar.

Eğer sizler de yardıma muhtaç kuşlarla karşılaşırsanız iletişime geçin elimizden ne geliyorsa yapalım, sizleri yönlendirelim. Bunun için Simurg Kuş Yuvasının en büyük destekçisi Centaura Veteriner Kliniği ile birlikte bu kuşlara veteriner hekim kontrolünde, ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanmış hacimlerde ikinci şansı sunuyoruz. Doğayı seviyoruz. Birlikte koruyalım!